4'lü dizilişlerde fazla sırıtan ama 3'lü dizilislerde ise bana göre yeterli olan deneyimli stoper. Ligde Vitor pereira'nın kendisini as oyuncu olarak gördüğünü düşünüyorum. artıları ve eksileri tabiki vardır. tekniği ve oyun görüşü bir defans oyuncusu için iyidir, baskı altında drippling ile topu defanstan çıkartabilir ve de en önemlisi top ayağındayken çok soğukkanlıdır. en büyük eksiği ise hava topları ve konsantrasyon. eğer vitor pereira bu eksiklikleri üzerinde birtakım çalışmalar yaparsa 3-4-2-1 dizilişinde çok fark yaratır.
Yalçın kosukavak'ı fenerbahçe'ye öneren ismin emre belözoğlu olduğu iddia ediliyor. üstelik kendisini ligin geri kalanında a takımın teknik direktörü olarak istemiş yönetim. bunu öneren de yine harika bir sportif direktör olacağı fenerbahçeli olduğunu iddia eden yalama gazeteciler tarafından söylenen emre belözoğlu'dan bir başkası değil.

birisi sportif direktör olacaksa, bir teknik adamın devam eden sezonda en fazla 2 takım çalıştırabilmesi gerektiğini bilmiyor olması kabul edilemez. bu skandal hatayı comolli yapsaydı mesela şu an üzerine tankla, tüfekle gidilirdi.

tabi bütün kabahat emre'de olamaz yönetim ne ayak onu anlamadım. koskoca fenerbahçe yönetimi bir isim kulağına geliyor iyidir kötüdür o ayrı ama oturup bir internet araması da mı yapmaz. kimdir necidir nerelerde çalışmıştır bakmaz mı? bakmadığı ortada ki skandal bir iş cidden.

günden güne yönetime olan inancım azalıyor bu kadar ağır götlülükle ilerlemez bu kulüp. finans sektöründe ağır ve temkinli kararlar almak gerekir-gerekmelidir belki de. fakat sporda hızlı ve radikal karar alacak ve planlamalar çok yerinde yapılmak zorundadır. bizde bir karar alana kadar 2ay geçiyor.

Son olarak emre sportif direktör olmalı mı? Şu an için hayır. Önce gidip ekonomi bilmeli, pazarlama öğrenmeli, hukuk bilgisini de edinmeli... Öyle hemen gel yarın başla ile olduğunda görüyoruz tabloyu.
bu sene yaptığımız hamleler hiç içime sinmiyor sözlük. yönetimin alacağı her kararı destekleyeceğimi daha önceki entry'lerimde de belirtmiştim. hala destekliyorum fakat hiç içime sinmiyor.

6 yıl olmuş son şampiyonluğumuzdan sonra. dile kolay 6 yıl... üstelik son kupamızı da 2014'te almışız. 6 yıldır yapılan belli başlı hatalar vardı ki bunlar bu sene azaltıldı fakat halen sıfıra ya da en aza inmiş değil.

erol bulut'a birçok konuda güvensem de bu yapılan hamleler ciddi manada risk barındırıyor. şampiyon olsak dahi sıkıntı yaşayacağımız aşikarken şampiyon olamayacağımız senaryoyu düşünmek bile istemiyorum. para edecek az futbolcumuz olacak. evet elimizde ferdi, ömer faruk gibi oyuncular var fakat bu futbolcuların da sözleşmelerinin sonuna geliyoruz. sözleşme yenilerler mi o konu hakkında da bir fikrim yok. kafam çok karışık.

fenerbahçe'nin yıllardır süregelen problemlerinden bir tanesi de teknik direktör istikrarsızlığıydı. son 10 yılda aykut kocaman hariç hiçbir teknik direktöre 1 sezondan fazla sabredemediğimiz gibi bazılarını da sezon ortasında göndermişiz daha 1 sezonu doldurmadan. bu bağlamda ben erol bulut'un şampiyon yapamasa bile 1 sene daha kalmasını isterim zira kurucu bir teknik direktör.

şampiyonluk lazım biliyorum, hocaya da güveniyorum fakat elimizde çok yeni ve yaşlanmış bir kadro var. daha oyuncular birbirine alışacak da, uyum gösterecekler de bla bla bla... taraftar ne kadar sabreder o konu hakkında da bir fikrim yok. zaten patlamaya hazır duruma gelmiş fenerbahçe taraftarı. bir mağlubiyette sezona havlu atılabilir. öyle bir durumdayız. halbuki gerçek olan şu; 30. haftada 7-8 puan geride bir takım bile iyi top oynuyorsa favori olabilir. çünkü dile kolay 40 maçlık bir sezondan bahsediyoruz ki bu süreçte enerjiyi en doğru kullanan takımlar kazanacak. eğer ki rakipler avrupa'ydı kupaydı derken yorgun olursa 30. haftadan sonra 10'da 10 yapılarak bile şampiyon olunabilir fakat işte bu süreci yönetmek de önemli.

bir yandan yönetime güvenmek istiyorum, bir yandan da içime kurtlar düşüyor. gelecek seneler planlanmıştır umarım. madem ki tek atımlık kurşun sezonuna girdik bilmem kaçıncı kez hem de, bari sonu mutlu bitsin. umarım biter yani.