bein sport'un açık ara en kötü spikeri. iyi ki bizim maçlara vermiyorlar kendisini, sessiz izlemek zorunda kalacaktık sonra.
amerika'da en çok takip edilen spor olan amerikan futbolunun profesyonel liginin ismi. toplam 32 takım vardır. finalinin ismi super bowl'dur. abd'nin en büyük spor olayıdır.

(bkz:nfl)
Oyun kurucu pozisyonunda oynayan Türk futbolcu.

Serie A ekiplerinden Milan'da ve Türkiye millî takımında oynamaktadır.
milli küme 'nin ilk sezonu. fenerbahçe bu sezon tarihinin 3. şampiyonluğunu kazandı.
--------alıntı -------
1936-1937 futbol sezonu sonunda İstanbul Ligi’nde İlk 4 sırayı alan takımlar Ankara ve İzmir liglerinden İkişer takım İle bu ilk ligi oluşturulacaktı. İşte 8 takım arasında oynanan çift devreli maçlar sonunda bu ligin şampiyonu Fenerbahçe oldu.
Milli Küme'nin başlaması
1924 yılında futbolda ilk kez bir Türkiye Şampiyonası düzenlenmeye başlamıştı. Takımımızın burada 1933 ve 1935 yıllarında kazandığı iki şampiyonluktan sonra yine 1937’de ülkemizde ilk kez ulusal bir deplasmanlı lig hayata geçirildi. Bu lige “Milli Küme” yani ulusal lig dendi. Bu ulusal organizasyon, Maarif Kupası, Milli Eğitim Mükâfatı ve Milli Eğitim Kupası olarak da adlandırılmıştır. 1950 yılında son kez düzenlenen bu ligde Fenerbahçemiz 6 kez, Beşiktaş 3 kez, Galatasaray 1 kez, Güneş de 1 kez şampiyon oldu. Böylece 14 yılın sadece üçünde çeşitli nedenlerle düzenlenemeyen “Milli Küme” 11 kez şampiyonunu belirledi. 1936-1937 futbol sezonu sonunda İstanbul Ligi’nde ilk 4 sırayı alan takımlar Ankara ve İzmir liglerinden ikişer takım ile bu ilk ligi oluşturacaktı. İşte 8 takım arasında oynanan çift devreli maçlar sonunda bu ligin şampiyonu Fenerbahçe oldu. Ülkemizin ilk şehirler arası deplasmanlı ligi olan bu şampiyona gerek spor kamuoyunda gerekse de taraftarlar arasında büyük ilgi gördü. İzmir kulüpleri kentlerini daha iyi temsil edebilmek adına Vali Fazlı Göleç’in girişimleri ile birleştiler. Buna göre 1937’de Altay Kulübü, Altınordu ve Buca’nın katılımıyla bu lige Üçok ismiyle, Göztepe de İzmirspor ve Egespor’un katılımıyla Doğanspor ismini alarak katıldı. Fenerbahçe, bu ligin tümünde 18 futbolcu kullandı.

Bu ilk sezonda özellikle 4 büyük İstanbul takımının yaptığı maçlar on binlerce taraftarı heyecandan heyecana sürüklemiştir. Ligin sonunda Fenerbahçe 36 puan alırken, Galatasaray 34 puanda kalmıştı.
Fenerbahçe, ligde favori görüldüğü maçta Beşiktaş’a 2-1 yenilerek girdi. Sonraki hafta Ankara’da Ankaragücü’nü 4-1, Gençlerbirliği’ni 2-1 yenen Fenerbahçe; İstanbul’da Üçok’u da 1-0’la geçti. İlk maçta bizi yenen Beşiktaş, İzmir’de Üçok’a 1-0 yenildi. 5. haftada Galatasaray ile 0-0 berabere kalırken Gençlerbirliği, Beşiktaş’ı 2-1 yendi. Keza güçlü bir kadrosu olan Güneş takımı, İzmir’de Doğanspor’a 5-3 yenildi. Fenerbahçe ise aynı Doğanspor’u evinde 6-0 yenerken 1 hafta sonra İzmir’de oynanan rövanş maçını 4-3 kaybetti. Bu karşılaşmada Doğanspor çok sert oynamış tekmeler havada uçuşmuştur. Oyunun 15. dakikasında kaleci Hüsamettin, karnına yediği tekmeyle hastaneye kaldırıldı. O yıllarda oyuncu değiştirme kuralı yoktu. Kaleye forvetten Bülent Büyükyüksel geçmiştir. Önce 2-0 yenik duruma düşen Fenerbahçe 2-2’yi yakaladıysa da bunu koruyamayıp 2 gol daha yedi. Aynı Fenerbahçe ertesi günü Üçok ile de 3-3 berabere kaldı. Bu sürpriz yenilgi ve diğer puan kayıpları şampiyonluğu sıkıntıya sokar gibi olduysa da kalan 5 maçını da kazanan takımımız şampiyon oldu.Galatasaray’ı, şampiyonluğunu belirleyecek maçta 2-1 yendik. Bu maçın arkasından ise Beşiktaş’ı 1-0 ve Güneş’i 3-1 yendik.

Fenerbahçe - Galatasaray: (2-1) | 27 haziran 1937

Bu karşılaşmada Fenerbahçe’nin ikinci golü ilginç oldu. Bunu 28 Haziran 1937 tarihli Cumhuriyet Gazetesi şöyle anlatıyor:
“85. dakikada Fenerbahçe’nin gene sola verdiği uzun bir pasa Orhan’la Ekrem beraberce ve aut çizgisinin üzerinde yetiştiler. Tam o aralık bir düdük sesi işitildi. Ekrem hakemin avut kararı vererek düdüğünü çaldığını zannederek mücadeleyi bıraktı. Orhan’la kale arasında bulunan Reşat da topun üstüne gitmeyerek durdu. Yalnız Orhan bu arada içeri kaçarak Avni ile burun buruna bir vaziyete geldikten sonra, düdük sesine ve rakiplerinin hareketsizliğine uyarak bir an için mütereddid vaziyette kaldı. Fakat arkadaşlarının “Ne duruyorsun?” gibi ikaz yollu sözleriyle topu kaleye soktu. Meğer bu hakemin düdüğü değil, saha kenarında halkın intizamını temin etmek(düzenini sağlamak) isteyen bir polisin çaldığı düdükmüş!”

Değerli okurlar, dostlar; ülkemizde ilk kez karşılıklı ve deplasmanlı düzenlenen ülke tarihimizin bu ilk deplasmanlı ligini sarı-lacivert formalı Fenerbahçeliler, Galatasaray’ın iki puan önünde kazandılar.
[img_summer px= 50 src=www.fenerbahce.org/getattachment/ce22e32b-2421-4b1f-8b28-57d50695ffdd/millikume.jpg.aspx]
Not: Puanlama sistemi o yıllarda; galibiyete 3, beraberliğe 2 ve yenilgiye 1 puan olarak hesaplanıyordu. Hükmen yenilen takımlar ise 0 puan alıyorlardı.
kaynak : fenerbahce.org

--------alıntı ---------
Bu başlığa yazdığım önceki entrym neden Beşiktaş başlığına taşındı merak ediyorum. Doğrusu bu başlık zaten. Diğer başlıktaki girdilerin bu başlığa taşınması gerekirken bu başlığın silinmesi tuhaf.

Kendilerinin resmi adı Beşiktaş jimnastik kulübü. Kim bundan rahatsızlık duyup başlığı siler anlayamıyorum!

Bunda bir art niyet ararım.

İnönü stadında futbol maçlarını oynayan kulüptür.
2009-2016 yılları arasında uefa genel sekreterliği yapan, 2016'dan beri de fifa başkanı olan kel insan.
uefa'ya bağlı kulüplerin kazandıklarından daha fazla harcama yapmasını önlemek için oluşturulmuş düzenlemeler.
trabzonspor taraftarının dakikalar 61'i gösterdiğinde yaptığı gösteri.

sanırım baroni bu dakikada bir gol atmıştı kendilerine, tam tribünler kutlama yaparken.
iki türk sol bekin karşılaştırılması.

olayı iki şekilde ele alacağım. birincisi oyunculukları. yani form durumları, yetenekleri, ne görevlerde işe yaradıkları vs... ikincisi ise karakterleri. şimdi karakteri pek önemsemeyen birisi olarak bunu yapmak zorundayım zira caner'in karakteri çok daha farklı bir seviye yani. bunun yanısıra taraftarımız da önemsiyor. neyse bunlara değineceğiz zaten.
öncelikle oyunculuklarından başlayalım. caner'in oyunculuğunu maalesef aşırı övenler var. sanki orta açmayı çok biliyormuş gibi bir algı var gerek sosyal medyada gerek başka yerlerde. arkadaşlar, caner'in orta açması hasan ali'den iyi evet. fakat maalesef caner ciddi manada orta açmakta sıkıntı çeken birisi. sadece hasan ali'den çok daha fazla orta girişiminde bulunduğu için böyle gözüküyor. 10 tane orta açıyorsa 2 tanesi tutuyor. bizim oyun planımız orta açma üzerinden mi olacak? kaldı ki 2/10 istatistik bunun için yeterli bile değil. bunun yanısıra ben caneR'in sol bek olduğunu düşünmüyorum bile. hücumcu bir sol bek de değil. bildiğiniz kanat oyuncusu adam.

hasan ali kaldırım ise vasat, yeteneksiz birisi olmasına rağmen çalışkan, iş ahlakı yüksek bir isim. ayrıca defansif bir bek. hasan ali'nin de birçok sıkıntısı var elbette. mesela en olmadık yerde faul yapıyor. dolayısıyla gidip de hak'ın defansını övmeyeceğim. yaptırdığı saçma faullerden yedirdiği bilmem kaç gol var zaten. fakat defansı caner'e göre çok daha iyi.

erol bulut'un yeni teknik direktörümüz olacağını varsayıyorum. bence bu durumda kesinlikle hak'ın kalmasını isteyecektir çünkü defansif bir bek ve erol bulut'un oyun sisteminde beklerin defansif olması gerekiyor. hasan ali kaldırım yedek bek olacak bunu da ekleyelim tıpkı caner gibi.

karakter kısmına gelecek olursak pek bir şey söylemeye gerek yok bence. zaten az çok biliyoruz hangisinin ne karakterde olduğunu fakat ben burada caner'e ayrı bir parantez açmak istiyorum. caner kesinlikle geldiğinde huzuru kaçıracaktır bundan emin olabiliriz. aşırı agresif bir isim. saha içinde sürekli arkadaşlarına bağırıyor kendi hatası olsa dahi. bu durumda takımın morali düşebilir. ayrıca caner, adam tayfadan. ben arda turan'ın bile caner'den daha karakterli olduğunu düşünüyorum. en azından adam pişman olmuştur yaptıklarına.

neyse kısacası artık saldım ben bu sol bek işini. yönetimin yapacağı her hamleye saygım var.
2015 yılından beri anadolu Efes’te forma giyen amerikalı basketbolcu. 2.03 boyundadır hem pivot hem de uzun forvet pozisyonlarında oynamaktadır.
çek eski futbolcudur.

Orta saha olarak görev yapmıştır. Çek Cumhuriyeti'nin en başarılı futbolcularından biri olarak kabul edilerek neslinin en iyi futbolcularından biri olarak görülmüştür. Lazio formasıyla yerel kupalar ve Kupa Galipleri Kupası'nı kazanmıştır.
bir sözlük istatistik birimi. sözlükte kullanılmış toplam eksi oy sayısını gösterir.

şimdilik bu sayı 402'dir. günde yaklaşık 1 eksi oy kullanılmış demektir bu, her 80 entry'den biri eksi oy almış demektir ayrıca.
1995 doğumlu Danimarkalı orta saha oyuncusu.

Soyismindeki o aslında ö gibi okunan Danimarka alfabesi harfi.