birlikte çalıştığı takımın hem saha hem de diğer çalışmaları için eğitim programlarını yapan, bu eğitimlerin düzenli uygulanmasını sağlayan bununla birlikte ilgili kişi veya kişilere teknik ve psikolojik destek veren kişi.
2020-2021 sezonunda fenerbahce'de bombos olan makam.

Son zamanlarda maclardan once analiz yapmayi birakmistim, aklimdaki 11'leride yazmiyordum. Tek cumlelik tanimlarla gecistiriyorum cunku erol bulut varken birseyler yazmamizin bir anlami yok.

Oyunculari suclamiyorum, sistemin olmadigi bir takimda birseyler yapmaya calisiyorlar. Emre'yi suclamiyorum, kadro kurulurken verdigi emeklere herkes sahit. Yonetimi suclamiyorum, maas odemelerinde hicbir problem yasatmadilar. Burada suclu erol bulut'tur, herseyu berbat eden kendisidir. Kotu gidisatta herkes, hersey kotu gorunur. En alakasiz seyler bile elestiri malzemesi yapilir ama buna gerek yok, suclu belli.

Hoca degisikligi konusunda gec kaldigimizi belirtmistim onceki entry'lerimde, gene ayni fikirdeyim. Kendisi istifa etmedigi surece sezonu tamamlamalidir. Yeni birisinin gelmesi suan bize avantaj saglamaz, aziz yildirim da sezon bitmeden hoca degistirmezdi.

Bu kadar guzel bir kadroyu p*c eden erol bulut'a cidden madalya takmak lazim.

Edit: son birsey ekleyeyim, matematiksel olarak hala yeterince sansimiz var. 2 3 mac tokezlemesine bakar rakiplerin ama bu sahis varken umutlanmanin anlami yok.
Fenerbahce spor kulubunun son yillarda en cok problem yasadigi mevki. Erol bulut yetersizdi evet ama gonderilmekte gec kalindi, yerine gelen kisi ise erol bulut'tan daha da tecrubesiz olan ve halihazirda sportif direktor olan emre!

Erol'u gondermekte gec kaldiniz, su zamandan sonra kalmasi daha mantikliydi. Sezonun sonuna dogru hoca degistirilmez, degistirsende fayda goremezsin. Ben havlu attim demektir bu! Sirf bunun icin bile kalmasi lazimdi, capsizin tekide olsa gec kalinan hamle fayda getirmez.

Ya ne desem gg, ali koc cidden biktirdi. Maddi basarisini sportife donusturemedi. Hala 1 donem daha kalmasindan yanayim ama yeni yonetiminde futbolun basina eski saglam yoneticerden birini getirmezse vah vah vah..

Not: erol'u savunmiyorum, sadece demek istedigim gec gelen karar fayda saglamaz. Dunyanin en iyi kalecisi olsanizda hamle zamanlamasini tutturamayinca 10 metre de ucsan topa dokunamaz golu yersin. Bu capsiz takimda kalmaliydi, gec kaldi yonetim. Gec karar veriyorsun ali koc, gunum p*c oldu.
Geçen senede tam bu tarihlerde takımın teknik direktörü emre belözoğlu'ydu. Dejavu yaşadım resmen, nasıl bir simülasyonun içindeyiz lan biz ???
Sadece kenarda takım elbise giyip poz kesmeyen meslek.

Antrenman yaptırır, plan program düzenler. O hocalık lisanslari falan spor bilimi öğrenilsin diye var. Hocalar, antrenman yaptırmayı öğrendikleri için tecrübeli sayılıyor. Belözoğlu'nun bu fb kadrosuna antrenman yaptırdığını hayal dahi edemiyorum. Kocaman gibi beşe iki top kapma çalıştırır herhalde.

Fenerbahçe'nin başına geçen kişinin nasıl bir yöntem izleyeceği belli olmuş:

..."Özellikle göreve başladığı ilk günlerde yaptığı takım toplantıları ise unutulmazdı. Emre eline bir tebeşir alıp taktik tahtasına 11 daire çizerdi. Tahtadaki her daire sahaya çıkacak bir oyuncuyu temsil ederdi. Ancak konuşmanın ortasında taktik tahtası çizdiği oklardan ve karalamalardan öyle bir hale gelirdi ki, hangi dairenin kimi işaret ettiğini anlamak imkansızlaşırdı. Taktik tahtası, oyuncuları ve mevkileri birbirinden ayırmanın mümkün olmadığı karmakarışık bir hal alırdı. Kısacası tam bir kaos... Sadece kalecinin kendi pozisyonundan emin olabildiği bir kaos...

Toplantı sırasında bir daireyi işaret edip, 'szalai, tam burada olman gerekiyor' diye konuşmaya başlardı. Bir gün dayanamayıp, 'Ama patron, o gösterdiğin dairenin biraz önce benim olduğunu söyledin, szalai değil ki' demeye zorunlu hissetmiştim.

İşin daha da kötüsü, konuşma ilerledikçe defans bölgesindeki dairelerle, forvettekileri karıştırmaya başlardı. Artık öyle bir hal almıştı ki, kendi aramızda acaba bunu ali koç'un gizli rüyası olan 0-11-0 taktiğini gerçekleştirmek için bilerek mi yapıyor diye şakalaşmaya başlamıştık.

Ancak şaka bir yana, emre'nin taktik bilgisinin yetersizliğini ve tüm oyun planının takımı bağıra çağıra motive ederek, sahada iyi bir sonuç almamızı ümit etmek olduğunu anlamamız çok uzun sürmedi... Belki böyle bir plan başka yerlerde işliyor olabilirdi ama fenerbahçe'de işlemezdi. İşlemedi zaten, fener'de uzun süreli görev alabilmek için bundan daha fazlasına ihtiyaç vardı."

10 yıla Pelkas'ın anıları diye okursunuz.

(bkz:andrea pirlo)
(bkz:fatih terim)
bizzat ali koç tarafından artık hiçbir vasfının olmadığı ilan edilen pozisyon.

önüne gelen herkesi bu noktaya kabul ediyor. yazık. ,

hani sezon başında inceletmiştiniz de verileri çok iyi çıkmıştı. kasdmaşldadada... önce erol'u kovarım, ardından onu getiren emre'yi, ardından o verileri inceleyen her kimse onu kovarım, sonra da kendimi kovarım, eğer başkan olsam. rezalet.
teknik direktör başka bir kavramdır, süper lig'de fenerbahçe'nin teknik direktörü olmaksa bambaşka bir kavram...

fenerbahçe teknik direktörü dizilişten bağımsız olarak, oyunu rakip ceza sahası çevresinde oynatır, en gerideki oyuncusunu bile orta yuvarlağa kadar çıkartır, rakip kaleye en yakın oyuncularına sürekli pres yaptırır, kapılan toplarla direkt rakip kaleye gidilmesini ister, kaptırılan toplardan sonra tüm takımın topun kaybedildiği noktada prese başlamasını ister. özetle, topu rakibe bırakmaz; rakibi boğacak bir tempoyla oynayıp ilk 15-20 dakikada rakibini sindirir ve skoru alır.

şu şablonu oturtmaya çalışan her hoca, önce taraftarı kazanır, sonra da medyayı arkasına alır. elindeki kadroyu bu şablona inandırmak içinse hem fizik kondisyon, hem de moral motivasyon olarak takımı hazır, diri ve kazanmaya aç tutacak bir ekibe ihtiyacı vardır. bu alanda da dünyanın en iyi mentorunu, en iyi kondisyonerini getirmenin maliyeti devede kulak kalır...

terim yaptı bunu, güneş yaptı, denizli yaptı, yanal yaptı, bugün de sergen yalçın yapıyor... ama aykut kocaman yapamaz, ismail kartal yapamaz, erol bulut ya-pa-mazzzz... onların hayata bakışı başka, hayallerindeki fener başka... allah yollarını açık etsin, ama onların aklıyla fenerbahçe'yi yönetemezsiniz. aynı mantıkla, yalçın koşukavak, ilhan palut, şenol can, çağdaş atan gibi oyun örgüsü, saha içi kurgulamalarla takımı teorik bir platformda yönetmeye çalışan hiçbir hocanın burda başarı şansı yok.

getirin yılmaz vural'ı, bu yaşında bile fark yaratır. illa camiadan biri olsun diyorsanız, alın size türbülent uygun! iddia ediyorum, hikmet karaman, mesut bakkal gibi hocalar bile şu kadroya erol bulut ya da aykut kocaman'dan daha iyi söz geçirir, daha iyi motive eder ve daha ofansif tandanslı bir top oynatır.

yazılı, görsel, sosyal medyanın cümle ulemasının dilinde akla zarar tartışmalar başladı alevlenmeye, yok bielsa'ymış, yok sarri'ymiş, bir de gallardo'yu çıkarmışlar... goy goy dalavere üstadı serdar ali beyler lucien favre diyor... allah akıl fikir versin!

siz daha kendi sahanızda maç kazanamıyorsunuz. saha içi organizasyon sıfır, saha içi yerleşim oyuncu insiyatifine kalmış, topu ayağına alan içgüdüleriyle hareket ediyor, bu ortamda kimseden verim alamıyorsunuz ve elinizde 6 tane santrafor altyapılı oyuncu olduğu halde ulema eşrafı" şu takıma irfancan yerine bir santrafor alsalardı erol bulutla hede hede hödö hödö..." gibi yorumlar yapıyor; bu ortamda favre, sarri, bielsa gelip ne yapacak ?

gerçekçi bakalım; parayı veren ali koç, transferi yapan emre belözoğlu. kadroyu da onların yapması, çok da alakasız bir durum değil. geçen sezona bakıp kalan maçlarda başarısız olacakları gibi bir yanılgıya da kapılmayalım, geçen sezonun iklimiyle bu sezonun atmosferi bambaşka. bu ikilinin ihtiyacı olan tek şey, profesyonel destek. bu destek kondisyon ile fiziksel ve mental sağlık alanlarında şart oğlu şart. getirin dünyanın en iyi ekiplerini, vakit kaybetmeyin. Sonuçta, sizin işiniz kolaylaşacak! rakip analiziymiş, maç taktiğiymiş, atla deve değil; iki saat youtube'da twitter'da takılın, milyonlarca insan bunu gönüllü yapıyor zaten... önemli olan, idman kalitesi, kazanma açlığı, forma değeri ve yüksek motivasyon. bunlar olmadan, maç içi konsantrasyon sağlanamaz, salak saçma hatalarla denginiz olmayan takımlara puan verirsiniz.

bu kadar uzun lafın kısası şu; sorunu gözünüzde bu kadar büyütmeyin, bu takım türkiye'nin en çok şampiyon olan takımı. yine olur, tekrar olur, yeter ki istesin! maalesef bu sezon sahada şampiyonluğu isteyen bir ruh halini hiç göremedik...