cpm_inboxCount

yazar adı gereklidir!

göster şifre gereklidir!

şifreni mi unuttun?

 yakın zamanda 2. nesil yazar alımları tekrar açılacaktır. 
fenerbahçe kart sahibi iseniz beklemeden info@lacisozluk.com 'a mail atarak yazar olabilirsiniz. 

şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdaki bölgeden şifrenizi sıfırlayabilirsiniz!

e-posta gereklidir!

girişe dön

kapat
Aykut Kocaman (eski futbolcu)
Doğum: 05.04.1967 Uyruk: Türkiye  Boy: 1,72 

aykut kocaman

  • fenerbahçe'deki ilk döneminde takımın o yıllarda uzun zamandır süregelen tezcanlı karakterine sağlam oynama/emniyet bilinci aşılamış, ancak sonraki dönemlerinde genel felsefesi tamamen puan odaklı, riski sevmeyen, çalıştığı ülkenin anca orta/alt çaptaki takımlarında zaman zaman (şans yanında olursa) başarılı olabilecek, ama asla uzun vadede başarıyı getirmeyecek, büyük takımlarda karşılığı olmayan bir felsefeye dönüşen teknik direktör. aykut kocaman da bu felsefede devam ettiği sürece istediklerini yapabileceği en iyi takım konyaspor olacak.
    taraftarların bir kısmı tarafından aşırı çapsız olarak görülürken bir kısmı tarafından da ilah olarak görülen hoca. ve biz fenerbahçe taraftarı maalesef bir şeyleri analiz etmeden yorum yapıyoruz.

    aykut kocaman, ister sevin ister sevmeyin, fenerbahçe'nin efsanelerinden birisidir. fenerbahçe'de 4 sezon görev yapıp 1 şampiyonluk almıştır. her ne kadar fenerbahçe için kötü bir istatistik gibi görünse de aslında hiç de kötü bir istatistik değildir. buna şimdi daha yakından bakacağız.

    aykut kocaman teknik direktör olarak ilk defa ne zaman geldi fenerbahçe'ye? 2010/2011 sezonu. o sezon ise ilk yarıyı lider trabzonspor'un 9 puan gerisinde tamamladık. ikinci yarı ise alex'in hayvani performansı ve aykut kocaman'ın bazı doğru tercihlerinin üstüne biraz da şans eklendiğinde 9 puan farkı kapatıp şampiyon olduk.

    her şey iyiydi, güzeldi. fenerbahçe ekonomik anlamda şaha kalkmış, bir önceki sezonun(*) intikamını almıştı. aykut kocaman ile devam edilip şampiyonlar ligi'nde başarı hedefleniyordu, aynı 2007-2008 sezonunda olduğu gibi.

    sonra ne oldu? şike kumpası oldu. bize fetö tarafından bir kumpas kuruldu. aykut kocaman'ın fenerbahçe tarihindeki en büyük şanssızlığıdır bu.

    2011/2012 sezonuna ise iyi bir başlangıç yaptık, ilk yarıyı lider galatasaray'ın 2 puan gerisinde 2. olarak kapattık. sonrasında ise yine iyi gidiyorduk ve sonra ne oldu ise 23. haftada 2 olan puan farkı 29. hafta birdenbire 9 olmuştu. üst üste alınan mağlubiyetler karşısında galatasaray ise üst üste galibiyetler almıştı. ve süper final'e galatasaray'ın 9 puan gerisinde girdik.

    süper final'de puanlar ikiye bölündü ve yuvarlandı. dolayısıyla galatasaray 39, fenerbahçe ise 34 puanla girdi. ve bu puan farkını aykut kocaman tt arena'da galatasaray'ı da yenerek 1'e indirdi. son maça geldik.

    (bkz:12 mayıs 2012 fenerbahçe galatasaray maçı)

    bu maçta, hiç analiz kasmayacağım, aykut kocaman alex'i yedek bırakarak başlamıştı. ve 75. dakikada oyuna almıştı. sonrasında ise 10 kişi fenerbahçe maalesef 0-0 berabere kalarak şampiyonluğu kadıköy'de galatasaray'a verdi.

    2012/2013 sezonunda ise galatasaray'dan 10 puan fark yedi. sonra fenerbahçe'den ayrıldı.

    2017/2018 sezonunda ise fenerbahçe'deki son sezonunu geçirdi ve galatasaray'dan 3 puan fark yiyerek şampiyonluğu kaçırdı. bu sezonla ilgili dikkatimi çeken ve beni sinir eden şey ise deplasmanlarda galatasaray'dan 9 puan fazla toplamamıza rağmen iç sahadaki anlamsız puan kayıplarından dolayı galatasaray'dan iç sahada 12 puan daha az toplamamız. gerçekten garip. bir takım nasıl deplasmanlarda çok iyi oynayıp evinde kabız bir futbol oynar?

    şimdi tüm sezonlarını kısaca yazdım. 2011/2012 ve 2012/2013 sezonları için kendisine tek kızgınlığım var o da galatasaray'a çok yaklaşmışken şampiyonluğu vermesi. hele 11/12 sezonunda son maçta verilen şampiyonluk gerçekten koymuştu. bunların dışında kendisine tek bir kızgınlığım yok çünkü kumpasa uğramıştık ve o fenerbahçe'de şampiyon olmak zorunda değildi. bunun için 4 sezonda 3 galatasaray şampiyonluğu demek gerçekten vicdansızca.

    2017/2018 sezonu için ise kendisine kızgınım. çünkü deplasmanlarda aldığı puanlara bakıyoruz gerçekten takdir edilesi. silik bir oyun da oynamıyorduk deplasmanlarda. gayet de ideal bir deplasman oyunu oynuyorduk. ama evde kabız bir futbol oynuyorduk.

    yine de 2017/2018 sezonunda tek suçlu kendisi değildir. kendisine destek vermeyen taraftar da en az onun kadar suçludur. maçlara gitmemeler, ergenler gibi trip atmalar. galatasaray iç sahadaki 17 maçın 16 tanesini kazanmıştı. biz ise 2 mağlubiyet 4 beraberlik falan almıştık yanlış hatırlamıyorsam. yani demek istediğim, taraftar desteği olmadan galatasaray'la yarıştı bu adam. eğer taraftar maçlara gelseydi belki de 17/18 sezonunda şampiyon olmuştuk.

    bu kadar şey yazdım, eksilerini ve artılarını da yazacağım.

    yüzeysel olarak baktığımızda;

    eksileri;

    1)kadro kuramaması

    maalesef aykut kocaman kadro kurabilen bir adam olmadı hiçbir zaman. geçen sene kameni'ye 2,75 milyon euro, soldado'ya 4,5 milyon euro ödüyorduk. gerçekten acı verici. bundan dolayı kulüp ekonomisine biraz zarar verdi diyebiliriz.

    2) evde yapılan saçma puan kayıpları

    evimizde gereksiz yere geriye yaslanıyorduk ve bundan dolayı galatasaray'a puan verdik, kayseri'ye karşı 3-1 öndeyken 3-3 yaptılar son dakikada, yine başakşehir ve akhisarspor'a karşı alınan mağlubiyetler. tabi bunda taraftarın maça gelmemesinin de biraz etkisi oldu diyebiliriz. bu sene ersun yanal'a verilen destek 17/18 sezonunda aykut kocaman'a verilseydi belki de bu puan kayıpları olmazdı. ama yine de kadıköy'de geriye yaslanmasını doğru bulmuyorum.

    artıları

    1) deplasman karnesi

    aykut kocaman döneminde deplasmanda öyle ezici bir futbol oynamasak da bu sezondan iyi oynadığımızı hatırlıyorum. maalesef kötü bir deplasman karnesi ile şampiyonluk mümkün değil. aykut kocaman'ın deplasman karnesi ise çok iyiydi.

    hani derler ya bazı öğrencilere ''sen de zor soruları çözüyorsun kolay soruları çözemiyorsun.'' diye, aykut kocaman'ın yaptığı da tam o hesap. deplasmanlarda ideal bir oyun oynatıyordu ama evde gerçekten gereksiz puan kayıpları yapıyordu. tam 14 puan kaybı yapmıştık.



    ------------------------------------------------------------------------

    aslında daha fazla yazardım ama bu yüzeysel analiz yaptığım için bu kadar yeter diye düşünüyorum. ve bu bağlamda da belirtmek istiyorum ki, lütfen kulübümüz içinde yapılan aykut-ersun, aziz-ali çatışmalarına gelmeyin, çünkü fenerbahçe kaos sevmeyen bir kulüp. çok kolay karıştırılabilen bir kulübüz aynı zamanda. şampiyonluğa yürüdüğümüz bu günlerde bu kaos gerçekten bizi kötü etkiler. ve emin olun ki bugün fenerbahçe şampiyon olursa aykut kocaman da sevinir. çünkü o da bir fenerbahçe taraftarı, nasıl bir teknik direktör olduğu hiç önemli değil.

    okuyan herkese teşekkürler.
    Gerçekten Konyaspor'a mustehak. Ligde rıza Çalımbay ile kendi adlarına harika bir başlangıç yaptıktan sonra hiç kimsenin anlamadığı şekilde kocaman takımın başına getirildi geçtiğimiz sezon. Geçen sezon da rıza
    hoca döneminde toplanan puanlar olmasa küme düşme potasından zor çıkarlardı.

    O kötü performansa rağmen doğru oyun, iyi oyun, yatay oyun, harika oyun diye diye kovulmadi, kovdurulmadi. Bu sezon da manzara ortada. Kulübün ekonomik olarak bütçesi elvermiyordur daha kaliteli oyuncular transfer etmeye bunu anlarım. Bajic hücumda sanki bilinçli gol kaçırıyor onu da gözlemliyorum ama sistem kurduğunu iddia eden bir teknik adam sahada bir futbol izletmeli. Onu göremiyoruz. Her şeye rağmen hala takımın başında, bu ısrar umarım onları küme düşürür. Zira Şu ligde olmasını istemediğim takımların başında geliyor Konyaspor.
    değil fenerbahçe'nin sd'si olmak malzemeci olarak bile kulube bir daha sokulmaması gereken şahıs. bir tane bile tutan transferi yok nerdeyse veya zarar etmedigimiz. yüksek bonservis 0 performans ile kulubu borc batagına sokan ısımlerden ilk 3de yer alan, efsane fener golcüsü kötü teknik direktörü.
    çocukluğunu 90'ların ortasından sonra yaşamış olanlar için fenerbahçe futbol takımı özellikle kadıköy'de gümbür gümbür oynayan, hücum varyasyonları ve yetenekli ayakları ile sürekli taraftarına heyecan veren, bol gollü maçlar izleten bir takımdı. özellikle 2000'li yıllarda aziz yıldırım ego savaşlarını ve kritik hatalarını en aza indirgese belki de ülke futbolunda fenerbahçe ve diğer takımlar arasında ciddi bir makas açılacaktı.

    aykut kocaman ise futbolculuğu dönemi itibariyle orta yaş ve ilerisinde olan fenerbahçeliler için duygusal bakılan bir adam oldu her zaman. yaptığı yanlışlar ve gereksiz ısrarları her zaman fenerbahçeli kimliği ve geçmişi yüzünden 2. plana bırakıldı. başta medyaya yön veren şeytan rıdvan olmak üzere paralı elemanlar tarafından sürekli arkası kollandı.

    doğru futbol adını verdiği, büyük çoğunluğu düşük tempoda kendi yarı sahasında paslaşmadan oluşan, ilk 60 dakika boyunca futbola dair heyecan veren pek bir detay göremeyeceğiniz, atacağı 1 golü çanakkale geçilmez tavrı ile küme hattındaki takımlara karşı bile savunan ve önünde sonunda o beraberlik golünü yemeyi başaran bir takım yarattı ve artık gelenek halini almış o gümbür gümbür fenerbahçe ekolünü tek başına aldı elimizden.

    alışkın olduğumuz, sevdiğimiz yetenekli futbolcularla anlaşamadı, takımı teknik becerisi kısıtlı, fizik gücü ön planda olan askerlerle, düz oyuncularla doldurdu, vasata alıştırdı. pres yapmayan, geride bekleyen, gol atmakta inanılamaz zorlanan kabız bir futbolu bize doğru futbol diye inandırmaya çalıştı.

    en başarılı olarak lanse edildiği sezon avrupa liginde yari finale gelene kadar keyif veren 1 tek maç bile izletmedi, içerideki benfica maçında ise gerçekten futboldan keyif alıyoruz derken skor 1-0 ile kalınca rövanşta finali kendi elleri ile vermiş oldu.

    derbi geleneğimizi elimizden alıp içeride dışarıda berabere kalan bir takım haline getirdi bizi.
    anadolu takımları dahil hiç bir takıma ne içeride ne deplasmanda üstünlük kuramadık, skor koruma çabasından yıllarca hastalık hastası haline geldik.

    sözün özü bizden sahip olduğumuz güzel şeyleri aldın sayın aykut kocaman.
    alex ile yaşadığın gerginlik için ise ne yazsak az ne söylesek boş.
    konya'da mutlu olman dileğiyle.
    Alex'in günahı boynunda. Oynattığı lanet futbol ile tarihe gömülsün artık. Konyaspor'u düşürmesini bekliyordum. Yine çok şanslı. Kovularak bu sondan kurtuldu. Futbol yerine golf oynamaya odaklansın artık..
    Konya ile yollar ayrıldıktan sonra aspor ve avanesine gün doğdu. Fenerbahçemizin her tökezleyişinde aykut hoca algısı yapacaklar. 2000lerin sonunda başa gelip topun oyunda kalma süresi diyerek başlayan atak futbol katili anlayışı ile kimyamızı bozdu. Alex ile çatışmaları, krasic dia kameni gibi ekonomik çöküşe götüren transferleri ile bugünleri yakan hocadır kendisi bizden uzak olsun. Uzak olsun ki futbolculuk dönemleri ile güzel hatırlayalım iyi analım kendisini.
    bu iki senede bizi kanser ederdi ama yine de 2. falan bitirirdik ligi. hatta şampiyon bile olabilirdik bu süreçte.

    ha şöyle bir şey var; eğer 2 sene daha kalsaydı ve yine 2. bitirseydik iki sezonda da; küme düşmemeye oynamamış olacağımız için yine söverdi taraftar kendisine. doğada bir olayın oluşu diğer olayları doğrudan etkiler.

    şampiyonluk gidince, moral bozulunca ruh hastasına bağladım beyler. ciddiye almayın.
    saygı duymadığım asla fenerbahçe'nin efsanesi olamamış ve olamayacak eski futbolcu ve teknik direktörümüz.


    sevmezsin anlarım da saygı duymamak nedenciler gelmeden kendimce sebepleri açıklayayım, ne de olsa sevgi de saygı da kişisel, değil mi?


    futbolculuğuna yetişemedim, oradan buradan izlediğim kadarıyla biliyorum bu yüzden o konuya değil direkt olarak teknik direktörlük hikayesiyle başlayacağım. zaten futbol oynadığı dönemle alakalı kötü bir şey diyene de rast gelmedim.


    öncelikle kocaman'ın fenerbahçe'ye ilk kez teknik direktör olarak gelişi bile başlı başına mide bulandırıcı bir hikayedir, hafızalarımızı tazeleyelim, daum'u ve oynattığı futbolu hepimiz az çok hatırlıyoruzdur diye düşünüyorum. başarılı teknik direktörler de maalesef şampiyon olamayabiliyor. o sene de bu senelerden biriydi, oturmuş bir fenerbahçe, ligi, takımı ve yönetimi çok iyi tanıyan bir teknik adam, bunlara rağmen başarısız geçen bir sezon. bütün bunlar olurken aykut kocaman 'benim daum'un gözünde yerim yok hocamızın arkasındayız' şeklinde açıklamalarıyla gelen 'bir sonraki teknik direktör siz misiniz?' sorularını geçiştiriyordu. bu konuşmalarının ardından çok da vakit geçmeden kendisi teknik direktörlüğe getirildi. şimdi burada garip bir durum var, eskiden çok konuşulurdu büyüklerimiz tarafından bilmem hatırlar mısınız ya da denk geldiniz mi ama 'futbolcular hocayı göndermeye çalışıyor' gibi bir kalıp vardı, topçular hocayı sevmiyor ve göndermek istiyorsa bunun sonuçlara yansıdığını söylerlerdi eskiler.


    şimdi burada şöyle bir durum var. o senelerdeki 'muhteşem fenerbahçe'nin bu şekilde bir performans düşüşü ve sonrasında direkt olarak teknik direktörlüğe aykut kocaman'ın gelişini ben tesadüf olarak göremiyorum. ki bu adamın kötü niyetini bütün bu olaylardan sonra ali koç yönetimi kendisini kovunca veri hırsızlığına girişmesinden de anlayabilirsiniz.


    burada başka bir konuya giriyoruz, verileri çaldığı falan yok, o haberler yalan diyenler olabilir. bu konudaki bilgim gerçekten çok olmadığı için beni aydınlatabilirsiniz. lakin başkanın bu dedikodular ve haberler sırasında aykut kocaman'ın eski ekibinin tamamını kovmasının ben başka bir sebebi olabileceğini düşünmüyorum.


    gelelim aykut kocaman ve ali koç ilişkilerine, ali koç'u sevmiyor olabilir, ali koç da onu sevmiyor olabilir fakat özellikle fenerbahçe için böylesine zor bir zamandan geçilirken, sürekli olarak eski yönetimle biraraya gelip medyaya fotoğrafların sızdırılması, medyada sürekli aykut kocaman lobisinin kendisinin tekrardan teknik direktör olacağı yönündeki haberler ve fenerbahçe'nin bulunduğu hiçbir ortamda bulunmayarak destek olacağı yerde bu tarz hareketlerle köstek olması bir 'efsane'ye uygun değildir elbette.


    ufak tefek başka söylemler de var elbet fakat asıl sebepleri anlattığım için kalanını konuşmaya gerek olmadığını düşünüyorum. kısacası kendi çıkarlarını fenerbahçe'den her zaman önde tuttuğu görüşünde olduğum için kendisini ne severim ne de sayarım, benim gözümde bu camianın bir değeri asla değildir.
    bu söylediklerim konusunda tartışmaya açık değil, bilgi eksikliği varsa bu hudutta aydınlatılmaya açığım.

    adlı yazarın anlattıklarına kelime kelimesine katılıyorum. Başka biri olsa kendisinden nefret ederdim ama futbolculuk döneminde yaptıkları için nötr bakıyorum. Kendisi sinsidir egoisttir takıntılıdır, kendi menfaatlerini fenerbahçenin menfaatlerinden önce tutar. Tam bir transfer özürlüsüdür. Yaptığı transferlerin neredeyse hepsi de yüksek maliyetli transferlerdir. Ali koç dönemi transferlerinden kat be kat maliyetlidir. Maliyetli olmasına rağmen aldığı adamlar çöptür. Her dönemin de bir futbolcuyla takışır. Fenerbahçedeki ilk döneminde alex ve andre santos ile takışmıştır. İkinci dönemin de ise valbuena ile takışmıştır. Alper atıf ne kadar alternatif varsa oynatmistir. Hasan aliyi göbek oynattığı bile vardır valbuena oynamasın diye. Kendisi başta değilken kendisinin ve müridlerinin adam yemesinden hiç bahsetmiyorum bile. Fenerbahçeye aykuttan daha fazla zarar veren şey ise aykutçulardır. Kulübün kanserli hücreleri.
    fenerbahçe spor kulübü futbol şubesinin aldığı en büyük başarıyı yaşatan adam, şanslı olsak avrupa kupasını getiren adam olurdu.

    yine futbol şubenin aldığı en şerefli şampiyonluğu yaşatan adam (bkz:süper lig 2010-2011 sezonu) , dikine futbol karşıtı diyenlere inat dikine futbol oynayan takımların hepsinin savunmasının üst düzey olduğunu anlatan, Fenerbahçe spor kulübünün en büyük efsanelerinden biri.
    Medya ile nasıl bir ilişkisi varsa artık medyanın en az yarısı ( hatta 3/4'ü) ufaktan yolunu yapmaya çalışıyor.


    Senad ok, volkan Demir, Ahmet Selim kul, emre bol gibi bir çırpıda sayılabilecek aykut hoja fanı. Çünkü bunlara kulüp içinden çok fazla malzeme veriyor. Ondan ölüp bayılıyorlar yani. Yoksa FB kazanmış şampiyon olmuş olmamış umurlarında değil.
    duyduğum kadarıyla medya çalışanları ile yakın ilişkisi olan biri. rekabet olsun isteyen galatasaray taraftarı bile fenerbahçe'ye gelmemesini isterken, bu paralı medya çalışanları fenerbahçe'ye gelmesini ister.
    o kadar vasatseviciydi ki, aldırdığı oyuncular yüzünden 17/18 sezonunda en az 15 puan eksisi var.


    sırf savunma ve kaleci hatasından yediğimiz gollerden dolayı yaptığımız puan kayıpları:


    fenerbahçe 2-2 gençlerbirliği
    fenerbahçe 2-2 trabzonspor
    konyaspor 1-1 fenerbahçe
    osmanlıspor 1-1 fenerbahçe
    fenerbahçe 3-3 kayserispor


    sadece şurada 10 puan eksisi var. iyi oynayıp da kazanamadığımız maçları saymıyorum bile. vasatseviciliği olmasa, kaliteli adamlar aldırsa vasatlar yerine, belki de galatasaray'a fark atarak şampiyon olacaktık. ama kendisinin bu vasatseviciliği bitirdi bizi.


    edit: şu videoyu izledikçe sinirlerim zıplıyor. twitter.com
    Senle hikayemiz bambaşka olabilirdi. Fenerbahçe tarihinin en büyük efsanelerinden birisin aykut kocaman. Egon ve takıntıların olmasaydı belki açık ara en büyüğü olacaktın dahada şampiyonluklar kazanacaktın. Şimdi ise ben dahil milyonlarca fenerbahçelinin antipatisini kazandın, buruk hatırlanıyorsun ne yazıkki.


    (bkz:nasıl koydu aykut kocaman)



    Futbolculuğu döneminde fenerbahçenin efsanelerinden birisi haline gelmiş,şu anda bir kulüp çalıştırmayan ve fenerbahçe'de son 20-30 yılda en çok görev başına getirilen hoca olmasına rağmen takımı lig şampiyonluğuna yalnızca bir defa ulaştırabilmiş teknik direktördür.
    bugünkü sosyal medya paylaşımlarımızda dikkatimi çeken nokta kendisinin de o görsellerde yer bulmasıdır ve bu çok hoşuma gitti.


    aykut kocaman ile futbol anlayışım başka olabilir. fakat kendisi fenerbahçe'nin efsane oyuncularındandır. alex konusunda yaptığı hataları ya da vasat sevdasını falan bir kenara ayırmakla birlikte hem teknik direktörken hem de futbolcuyken çubuklu ile önemli işlere atan bir kişi.


    ali koç'un adeta bizi sabote ediyor sözlerinin ardından bugün paylaşımların arasında kendisine de yer verilmiş olması ali koç'un hem takıntılı olmadığına hem de camiayı bütünleştirme girişimi olarak yorumluyorum. sen ben o yok, biz varız, biz fenerbahçeyiz mottosunda gizli bence her şey.
    Keske cikip alex ile bir metin paylassalar, baristiklarini soyleseler. Belki de kus degillerdir ama yine de bunu gostermeleri lazim.


    Hazir camianin bu derece kenetlendigi bir zamanda birlik mesaji yayinlasalar harika olurdu be... ama olmayacak bir olay tabi ki. Koca bir hayal. :/
    aziz yıldırım'dan daha çok zararı dokunmuştur kulübe. tarihimizin en çok bonservis ve maaş harcayan hocasıdır, 4 sene de 3 kez gs'ye kupa kaldırtmıştır. tek şampiyonluğu da alex'in insanüstü performansı ile gelmiştir. eljif'i kulübeye hapsedip hasan ali'yi ortasahada denemişliği bile vardır düşünün artık seviyeyi, gece gece ağzımı bozmak istemiyorum. sportif direktör iken daum'um kanat transferi isteğini veto edip sene sonu kendisi teknik direktörlüğe getirilince kanat transferleri yapacak kadar alçaktır. alex'e yaptıkları ortadadır, valbuena'ya yaptıkları ortadadır. vasatseviciliği ile taraftarın günümüzde halen bölünmesine sebep olmuştur.


    gece gece niye canlandırdınız oglum şu başlığı, sinirlerim bozuldu gene(*)
    lacisozluk lacisozluk