Artık bu konu hepimizin bildiği gibi klişe bir durum hâline geldi. Derbi sabahı uyanırım, kahvaltı ederim. Ve o gün sadece maçı düşünür ve o 90 dakikaya odaklanırım. Maç özetlerini izlerim, istatistiklere bakarım. Iddaa oranlarının ilk hali ile son güncel hali arasındaki farkı merak eder onları incelerim. Önümüzdeki derbinin seyircisiz olması lehimize olacak diye düşünüyorum.

O günki akışa dönersek maça 2 saat kala formamı giyer iyice moda girerim, kan damardan daha hızlı geçmeye başlar, eller terler ve sigara art arda yanar. Şahsen ben çok stresli olurum. Bu stres olumlu anlamda olur çünkü futbolu seviyorum ve hakem hataları ne kadar can sıksa da zevk alırım ya da zevk almaya bakarım. Son yıllarda fenerbahçe galatasaray derbileri bildiğiniz üzere sıkıcı geçiyordu. Ama artık bu durumun son bulacağını düşünüyorum, umuyorum öyle olsun. Yine saptım konudan. Maça 15 dakika kala işte o süre psikolojik olarak geçmiyor, buna eminim (bkz:swh). Entrymi İyi defans maç kazandırma oranını arttırır cümlesi ile sonlandırıyorum. Tarafımız belli, sarı lacivert olan kazansın.
kesinlikle yayıncı kuruluşun sağ/sol üstte geri sayım vermesi ile alakalıdır. insanı tribe sokar.
Bir türlü geçmek bilmeyen zamandır. Maç saati yaklaştıkça tansiyon yükselir. Maça kadr değişik aktiviteler yapılarak zamanın geçmesi sağlanmaya çalışılır ancak saate baktığınızda en fazla 30 dakika geçmiştir. Bakalım hafta sonu ne tür aktiviteler ile zaman geçireceğiz.
yaşamadığım durum. nedense benim için maç saati her zaman çok çabuk geliyor. biraz da ilgilendiğiniz işe bağlı oluyor bu.
bu ilerlemeyiş bir önceki hafta oynanan maçın bitmesi ile başlar. haftanın her geçen günü derbi atmosferi daha da artar. çarşamba perşembe günleri akılda derbiden başka bir şey olmaz. artık medyada yoğun bir derbi havasına girmiştir. sosyal medyada yapılan klipler, verilen demeçler, eski maçlarla, artan gerilimle cuma günü gelir. artık heyecan daha da üst seviyededir. maç kafada oynanmaya başlar. tüm gün fenerbahçe marşları dinlenir. cumartesi direk derbi arefesidir. artık şiddetli desteğin yerini futbol düşünme alır acaba maç nasıl olacak duygusu alır. pazar sabahı kahvaltıyla başlayan maç havası nabzı her geçen saat katlanır. heyecandan oturulamaz ve maç başlar o 1 haftanın telaşı, derdi, yorgunluğu biter bu sefer de rakibin her atağında yürek ağza gelir. maçın skoruna göre de ya dünyanın en mutlu insanları oluruz ya da sinirden duvarları yumruklayanlar oluruz.