çok uzun zamandır görülmeyen hücum hattıdır.

alex'li dönemde alex ikinci santrafor olarak oynamış olsa da aslında forvet arkası serbest oyuncuydu. aykut kocamam'lı hasan vezirli, rıdvan dilmen'li 103 gollü kadro dahi 4-3-3 oynamaya çalışıyordu, yenilerin anlayacağı sow-kuyt-webo kadrosundaki dizilim gibi. bu bir genetik miras.

genetik miras olduğu için de herhalde çok uzun zaman daha çift santrafor görmemiz pek olası değil.
fenerbahçe'nin 2017-18 sezonunda kullandığı hücum hattıdır. giuliano belki bir santrfor değildi ama o sezon kesinlikle forvet rolünde oynuyordu. zaten yayıncı kuruluşa verilen dizilişte de takım, 4-4-2 şeklinde sahaya diziliyordu.
tabi giuliano'nun forvet oynaması -ve zaten oyun kurucu özellikli de olmaması- oyun kurulumunda inisiyatif alacak oyuncu eksikliği çekmemizi ve hücuma ağır çıkmamızı beraberinde getiriyordu. o sene ozan, topal veya josef yerine tekniği iyi bir adet merkez orta sahamız olsaydı, o takım hakkında bugün bambaşka şeyler konuşuyor olurduk. zaten sezon başında da malinovskiy isteniyordu ancak trabzonspor'un devreye girmesiyle giuliano'ya bonservis ödemek zorunda kalınca malinovskiy'den mecburen vazgeçildi.
öncelikle 4-2-3-1 zehrinden kurtulmamız gerekiyor. elimizdeki kadro 3-5-2 için çok uygun ama denenmiyor bile. tek sıkıntı 3-5-2 de kruse'yi koyabileceğin bir alan yok .
günah mı arkadaşlar ?

neden oynanmıyor. neden hep aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar bulmayı bekliyoruz. bugünkü rakibimiz 4 santraforla oynadı mesela. ama biz illa skor olarak tokatlandıktan sonra santrafor sokuyoruz.

gerçi bizim asıl problemimiz elbette santrafor değil. bizim orta saha oyuncularımızın hareketsizliği, savunma oyuncularının amatörlükleri ve oyuncuların birbirine en az 10 metre uzakta olması. elbette bunlar olmayınca, kurulu bir oyun da olmayınca cisse tek başına hiçbir şey yapamaz ama rakip stoperleri rahatsız da edemiyoruz, rakipler istanbul'da da olsa deplasmanda da olsa stoperlerini bizim yarı sahaya kadar rahatça çıkartabiliyor. çünkü tehdit edilmiyorlar.