Teknik direktör (Eski Futbolcu)
24.10.1953    Almanya    1,80
  
son günlerde ismi gene köpürtülen isim. zaten bizde anlayış şu, 1 ) yabancı hocalar başarısız oluyor, 2 ) ligi bilen yabancı hoca. bıktım artık şu dar anlayıştan.

neymiş harika oyuncular buluyormuş, 4 sezonda 4 defa takımı ligin son haftasına lider sokmuş vs vs.

öncelikle tekrar tekrar aynı isimlerin dönüp dolaşmasından b ı k t ı m . . . fenerbahçe bumerang atar gibi bir yandan gönderiyoruz bir yandan geri topluyoruz. yetti artık.
ikinci olarak o 4 sezonun son 2'sinde son hafta lider girdik ama 2 defa şampiyon olamadık. bunu da unutmamak gerekiyor.
3. olarak ise küçük vizyonlu birisiydi. hiçbir avrupa kupasında hedefi hemen elenip dönmek olan, üstüne üstlük sheriff eşleşmesndeyken maç sonrasında sheriff gibi avrupanın önde gelen takımlarından birisini yendiğimiz için mutluyum diyecek kadar fenerbahçeyi küçük düşünen birisini asla ama asla istemiyorum.
brezilya'dan iyi futbolcular gelmiştir falan ama gene aynı klasik anlayış. oradan 5 tane oyuncu gelecek biz uçucaz diye bakılıyor. böyle bir şey yooooook. artık futbol bambaşka bir noktada, fenerbahçe ise bambaşka bir ekonomide. artık bize geliştirmeci teknik adamlar gelmek zorunda. tekrar ediyorum zorunda. güncel futbol piyasasını inceleyen, sistem inşa edecek, genç oyuncuyu gözü kapalı sahaya sürecek, sahaya sürdüğünde de " onu kalede görünce dehşete kapılıyorum " ya da " c sınıfı topçu " demeyecek adamlara ihtiyacımız var.

daum'dan transfer için bir destek alınacaksa karşı değilim. fakat sportif direktör falan katılmıyorum.
Daum'u, rockstar olma yolunda ilerleyen ama hiçbir zaman tam anlamıyla bir rockstar olamamış, arada bir gidip gelen kariyere sahip, uyuşturucu sorunu nedeniyle biraz da bu kariyerine ara vermek zorunda kalan bir rock sanatçısına benzetirim. Kim bilir belki de sorunlu bir kişiliğe sahip olmasaydı, bağımlılıklarından uzak durup vizyoner yapısını geliştirebilseydi ve özgüvenini artırıp star ruhunu açığa çıkarabilseydi; bir ac dc ya da bir metallica olabilirdi...
Fenerbahçe kariyerinde en sevmediğim huyu, genelde avrupa mücadelelerimiz konusunda özgüvensiz bir duruşa sahip olmasıdır. Takıma ve camiaya güven aşılamak yerine sürekli; "henüz erken, tecrübeye ihtiyacımız var" gibi cümleler kurarak korkaklık ve çekingenlik aşılamıştır. Sonrasında da avrupa'daki başarısızlıklarımız bu cümleler ile legalleştirilmiş ve kalıcı hiçbir başarı elde edilememiştir.
Ayrıca, daum demek son hafta travması demektir. Son hafta kaçırdığımız şampiyonlukların en büyük sebebi belki de yukarıda açıkladığım özgüvensiz duruşundan kaynaklıdır. Takıma sirayet etmiştir bu duruş. Sadece biz değil leverkusen de daum'un çalıştırdığı dönemde son hafta şampiyonluğu bırakmıştır. Demek ki daum ile çalışıyorsanız işinizi son haftaya bırakmayacaksınız, garantiye oynacaksınız. Dile kolay son maçta iki şampiyonluk bıraktık kendisi ile.
3 yıl üst üste şampiyonluk serisi denizli'de kesilen, 2010'da malum trabzon maçıyla bir şampiyonluğu daha gasp edilen alman hoca. Kendisinin oynattığı oyunun yarısını oynatmayan adama imparator deniyor bu ülkede.
üst üste 2 kere şampiyon olduktan sonra bugün hala anlam veremediğim denizlispor maçıyla 3. şampiyonluğun kıl payı kaçırmış teknik adam.

yeni kuşak belki hatırlamaz fakat galatasaray dominasyonunun ardından daum'un gelişiyle fenerbahçemiz sadece şampiyonluklar değil ciddi bir oyun kimliği de kazanmıştı. belki kendisine sabredilebilse performansını sürdürebilir, başka bir noktaya evrilebilirdik.
Buyuk taktisyen, fenerbahcede calistigi 4 senede 2 kez sampiyon olmus 2 kez ise son maçta şampiyonluğu kacirip 2. Olmuştur. Bu sanssizliklari yasamasa uzun yillar daum onderligindeki fener hegomanyasini izleyebilirdik. Yasattigi son dakika travmalari ile hatirlanacaktir
Üçlü savunmasının ortasındaki sarkık libero Ümit Özat'ı alıp sağ bek, sol bek, 6,8 ve 10 numara olarak; standart stoper Deniz Barış'ı sağ bek, sol bek ve 6 numara olarak; ileri ikilide oynayarak sivrilen Tuncay ve Serhat ile 6 ve 8 numarada marka olmuş Appiah ile Kemal Arslan'ı sol açık ve sağ açık olarak; 10 numara olarak ülkemize ithal edilen Marco Aurelio'yu 6 numara olarak kullanmış; ikinci gelişindeyse dönemin geleceği parlak merkez orta sahaları Özer Hurmacı'dan sol açık, Mehmet Topuz'dan sağ açık yaratmış efsanemizdir. Antrenörlük eğitiminin yanında psikoloji alanında da lisans sahibi olması, muhtemelen oyuncuları ikna ve yönlendirme konusundaki başarısının altında yatan ana nedendi. Bir daha böyle büyük futbol adamı buralara gelmez..