cpm_inboxCount

yazar adı gereklidir!

göster şifre gereklidir!

şifreni mi unuttun?

 yakın zamanda 2. nesil yazar alımları tekrar açılacaktır. 
fenerbahçe kart sahibi iseniz beklemeden info@lacisozluk.com 'a mail atarak yazar olabilirsiniz. 

şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdaki bölgeden şifrenizi sıfırlayabilirsiniz!

e-posta gereklidir!

girişe dön

kapat

deplasman fobisi

  • post yabancı serbestliği travması.
    Artık anadolu kulüpleri çok sayıda genç, fizik gücü yüksek, ucuz, zanzibarlı, papua yeni gineli vs oyuncu alıyor. Deplasmana gittiğimizde karşımızda hiçbir şey yapamasa da Çok koşan hızlı kontraya çıkan diri takımlar oluyor. Ayrıca artık biraz parlayan türk oyuncular eskisi gibi hemen üç büyüklere gelemiyor. Örneğin mert hakan yandaş.
    Kabul edelim ki diğer büyük takımlar gibi fenerbahçe de bu yeni düzene ayak uyduramadı. Eskisi gibi fizik gücü çok yüksek olmayan ama teknik ve tecrübeli oyuncular transfer edilmeye devam edildi. Çünkü eskiden şampiyonluğu bunlar getiriyordu. Çok eleştirilen frey Fenerbahçe için yetersiz ve başarısız bir transfer olabilir. Ama doğru konsept o tarz oyuncular almak.
    sebebi tamamen işin taktik bölümünde ve hakem performanslarında saklı olan durum.

    sedece fenerbahçe için değil türkiye ligindeki diğer büyük takımların da düştüğü bir tuzaktır. anadolu takımlarının bir dönem salgın gibi yayılan öncelikle oynatmama, topu oyunda fazla tutmama ve basit faullerle umut verecek atakları başlamadan bitirme planına öncelikle hakemler sonrasında da yavaş paslaşan büyük takımlar izin veriyorlar. üstteki entryde de söylendiği gibi mücadele gücü ve koşu temposu yüksek yabancı oyuncuların transferleri ile anadolu takımları 3 4 defa maç boyunca pozsiyon bulup gole çevirme planına sadık kalıyorlar.

    ancak anadolu takımları deplasmana geldiğinde taraftar baskısı hem hakemi daha keskin olmaya hem de futbolcuları daha çabuk oynamaya itiyor. bu durum da sonuçlara yansıyor.

    sivasspor ve başakşehir fk gibi topla oynamayı seven ve rakibine gerektiğinde üstünlük kurabilen takımlar için bu plan söz konusu değildir. iki takım da kendi güçlerine göre iyi planlar ve kaliteli ayaklarla şuanda büyük takımlara zorluk çıkarmakta oldukça başarılılar.

    ülke futbolunun daha ileriye gitmesi için hakemlerin daha keskin olması, takımların daha pozitif futbol oynaması ve topun oyunda kalma süresini 60'lı dakikalara çıkarmak için çaba göstermesi elzemdir. yoksa yakında bedava bile olsa izleyecek kimse çıkmayacak türkiye ligini.
    deplasmanda da iç sahada seyirci desteği varmış, hakem baskı altındaymış gibi oynamaya çalıştığımız için planlarımızın geri tepmesinden kaynaklanmaktadır. kadıköyde rakip daha çekingen, hakem tartışmalı pozisyonlarda daha çok iç saha ekibine yatkın davrandığı için nispeten daha avantajlı oluyoruz. oyuncuları da ateşleyen taraftar olunca coşkulu futbol ile ezip geçiyoruz. deplasmanda ise deplasman takımı daha dirençli, hakem bize karşı daha agresif oluyor. takımı iten taraftar da olmayınca coşku ister istemez azalıyor. fenerbahçe gibi tempo ve coşku ile oynayan takımlar deplasmanda her zaman zorlanacaktır. abdullah avcı başakşehirini örnek alırsak sabırla sıkıcı bir şekilde aynı oyun disipliniyle oynar skoru alırsa alır alamazsa alamazdı ancak iç saha ve dış saha performansı arasında uçurum yoktu. hangisi daha iyidir bilemem fakat fenerbahçemiz deplasmanda ekstra motive olacağı bir şey bulmak zorunda. coşkusunu ve temposunu arttırmak zorunda. aksi halde puan kayıpları kaçınılmaz olacaktır.
    tempo ve coşku için birkaç motivasyon kaynağı: 4. yıldız. 29. şampiyonluk. 5 yıl sonra gelecek olan şampiyonluk. ali koç ile ilk şampiyonluk. şampiyonlar ligi hasretinin bitmesi. taraftara geçen yılı unutturmak için bir fırsat.
    lacisozluk lacisozluk